Lüzumsuzlukların adamı :)
sevgi olarak etiketli yazılar
Seni Az Seviyorum
1 Oca
Gereksiz duygusallık üzerine kurulan ilişkileriniz gerçekliğin en ufak belirtisinde yerle bir oluyor. “Seni çok seviyorum”, “benim için çok değerlisin”, “sen olmasan yaşayamam” gibi klişeler öyle yerleşti ki ağızlara, bunları dillendirmek için içinizdekileri sorgulamıyorsunuz artık.
Herkes değer bekliyor, herkes önemli hissetmek istiyor. Ama bu sevildiğini bilme hissinden çok ötesine taşındı artık. Abartılıyor, vıcık vıcık bir ilişki haline geliyor. Her durumda karşıdakinin kendisine verdiği değeri sorguluyor insanlar. Tüm günümü “sen benim bitanemsin”, “seni çok seviyorum” diyerek geçirmemi bekliyorlar.
Sakin ol. Neden her hareketimle seni çok sevdiğimi, her şeyden çok değer verdiğimi, senden daha fazla değer verdiğim birinin olmadığını kanıtlamam gerekiyor? Neden senden daha fazla değer verdiğim biri olmaması gerekiyor? Bu durum, zaten fazlasıyla yapmacık olan samimiyetinizin artık ayaklar altında sürüklendiğini ve yine de değerliymiş gibi süsleyip önümüze koymaya çalıştığınızı gösteriyor.
Eğer yapmazsam, bütün zamanımı, tüm hareketlerimi “seni o kadar çok seviyorum ki…” mesajını verecek şekilde kullanmazsam birden dünyanın en adi insanı oluveriyorum. Sonra bütün arkadaşlara öyle anlatılıyor, yandaş toplanıp bana karşı ortak düşmanlık başlatılıyor ya da var olan bir topluluğa dahil olunarak bana tavır koyuluyor.
Evet bravo çok başarılısınız, zaten gruplar halinde nitelendirilen toplumun içinde neden alt gruplar oluşturmayasınız ki?
Peki bu yaptıklarınızda ne kadar haklısınız?
Oturup başından itibaren bir düşün. Ben sana değerli olduğunu söylüyorum, sen aynısını yapmacık bir ifadeyle bana dillendiriyorsun. Sonra oyun başlıyor, her eylemimde seni ne kadar sevdiğimi belirtmemi istiyorsun. Kısacası direk beynimi aldırmamı ve bir nevi senin himayen altında yaşamamı istiyorsun. Yani söylediğin, savunduğun şeyler bana göre dünyanın en mantıksız şeyi olsa bile seni ölümüne desteklememi ve ne olursa olsun yanında olmamı istiyorsun. Seninle aynı fikirde olmamamın senin yanında olmadığım anlamına geldiğini varsayıyorsun.
İşin en kötü tarafı, bana karşı davranışlarını ve -senin tabirinle- bana verdiğin değeri bu durumlardan çıkarmaya çalıştığın saçma sonuçlarla belirliyorsun. Yani açıklamam gerekirse; bana vereceğin değeri, sana verdiğim değere göre belirlemeye çalışıyorsun. Sonra da her şeyi senin doğru yaptığını ve düşüncelerinin mantık içerdiğini iddia ediyorsun.
Durum böyleyken insanlara karşı iyi davranışlar sergilemekten çekiniyorum. Çünkü hepsi yapmacık geliyor artık. Haliyle samimiyet yoksunu tavırlarınızı kırabilmek için sizlere yapmacık sevgi gösterisi sunmak istemiyorum. Nasılsa karşılıklı olarak rol yapacağınız birilerini bulacaksınız. Ben oynamak istemiyorum.
Çevremde, kendilerine abartılı tavırlarla “sen benim için değerlisin” sinyali vermediğim halde bana karşı tavır almayan, bana değer verdiğini gösteren insanları barındırıyorum. Ne olursa olsun aynı şekilde davranıyorum. Bir kişi beni sevmiyor diye ona iyilik yapmayacak, değer vermeyecek değilim. Bu benim kendimle alakalı bir şey. Ben o kişiye değer veriyorsam benim için böyledir, hareketlerim ve sözlerim ona göre şekillenir. Ne yazık ki karşımdakinin bana değer vermesi umuduyla yapmacık tavırlar takınmayı sevmiyorum.
Düşün, yaptığın yahut söylediğin hangi şeyde yeterince samimisin? Eylemlerin gerçeği ne kadar yansıtıyor? Ya da yansıtıyor mu? Sonrasında da çıkıp “dürüstlük” üzerine edebi eserler seslendirip, felsefi konuşmalar yapıp ilişkiyi sonlandırmaktan bahsediyorsunuz.
Durum böyleyken, hepinizi az seviyorum. Size afiyet olsun, ben almayayım.
Üzerine iyi gidebilir : Sarp Palaur – Belki