Lüzumsuzlukların adamı :)
metrobüs aşkım olarak etiketli yazılar
Bakar mısın?
17 Şub
Efendim ? Ben mi?
Evet evet sen. Sabahtan beri dikkatini çekmeye çalışıyorum. Saçlarımla oynuyorum, üstüne yıkılır gibi oluyorum, gözlerinin içine bakıp bana döndüğünde bakışlarımı kaçırıyorum, sırf sen duy ve ilgini çeksin diye arkadaşıma yüksek sesle bir şeyler anlatıyorum falan. Niye hiç bir tepki göstermemekte ısrar ediyorsun ki?
Farketmedim sanmayın, insanlar sürekli bunları tekrar ediyor. Uzun süredir gözlemliyorum, özellikle şu metrobüs seyahetleri sırasında daha belirgin oluyor. Özellikle okul günleri, okul giriş-çıkış saatleri civarında metrobüs ile seyahet eden liseli öğrenciler, yaşıtlarında bir karşı cins gördüğünde (sanıyorum artık refleks olarak) bu tepkileri veriyor. Bugüne kadar gidip konuşup da muhebbeti bağlayan, tek tek binip de araçtan beraber ayrılan kimseyi göremedim. Demek ki neymiş? Metrobüs ‘manita’ ayarlamak için uygun bir yer değilmiş. Zaten insanlar üstüste seyahat ediyor. Şansını zorlama işte.
İşin acı tarafı, bu moda girmiş olan biri kestiği kişi herhangi bir durakta indiğinde, arkasından hüzünlü hüzünlü bakıyor. Eğer ki inen kişi de, inmeden önce onun bu hareketlerini farketmiş ve inceden karşılık vermişse, indikten sonra o da dönüp bakıyor. Resmen bir ayrılık sahnesi canlanıyor. Sanırsın ki büyük bir aşkın son saniyelerine tanık oluyorsun.
Tabi bu aşka en uygun özlü sözler de şunlar olur heralde:
Gönlünde yer yoksa sevgilim, farketmez ben ayakta da giderim.
Aşk bir metrobüstür binmesini bilmeli, son durağa gelmeden inmesini bilmeli.