<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uğur Arıcı &#187; bilge adam</title>
	<atom:link href="http://ugurarici.com/blog/tag/bilge-adam/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ugurarici.com/blog</link>
	<description>Lüzumsuzlukların adamı :)</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Jan 2012 13:04:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.5</generator>
		<item>
		<title>Ne var ne yok?</title>
		<link>http://ugurarici.com/blog/ne-var-ne-yok.html</link>
		<comments>http://ugurarici.com/blog/ne-var-ne-yok.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Nov 2010 21:46:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur Arıcı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayatımdan]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[bilge adam]]></category>
		<category><![CDATA[bilge adam oldum]]></category>
		<category><![CDATA[eski yüzük]]></category>
		<category><![CDATA[ıvır zıvır]]></category>
		<category><![CDATA[kurban bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[kuru çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[ne var ne yok]]></category>
		<category><![CDATA[nitro antalyada]]></category>
		<category><![CDATA[nitro şehrine gelsin]]></category>
		<category><![CDATA[sarp palaur]]></category>
		<category><![CDATA[sidar yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[yazılım ve veritabanı uzmanlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pumaxepidemic.com/?p=256</guid>
		<description><![CDATA[Merhabalar; Yine çok olmuş yazmayalı, bir zamanlar ne kadar da hevesliydim her şeyi anında duyurmaktan. Gerçi hevesimi yitirmiş değilim ancak inanın zamanım olmuyor. İsteklerime ulaşabilmek için bazı şeylerden fedakarlık yapmam gerekeceğini ve bunları yapacağımı v.s. söylemiştim sanıyorum. İşin ilginç tarafı beklediğimden daha iyi bir halde ilerliyor. Mesela artık bir Bilge Adam olarak yazıyorum sizlere =)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhabalar;</p>
<p>Yine çok olmuş yazmayalı, bir zamanlar ne kadar da hevesliydim her şeyi anında duyurmaktan. Gerçi hevesimi yitirmiş değilim ancak inanın zamanım olmuyor. İsteklerime ulaşabilmek için bazı şeylerden fedakarlık yapmam gerekeceğini ve bunları yapacağımı v.s. söylemiştim sanıyorum. İşin ilginç tarafı beklediğimden daha iyi bir halde ilerliyor.</p>
<p>Mesela artık bir <strong>Bilge Adam</strong> olarak yazıyorum sizlere =) Uzun süredir uzun vadeli planlarım dahilinde, ki bu o planların başlangıcı olarak geliyor sanıyorum, Bilge Adam Bilişim Teknolojileri Akademisine başlamak istediğimi belirtiyordum zaten. Birkaç hafta önce bir pazar günü gidip görüştüm, sanıyorum 24 Ekimdi. Sonraki pazar gidip Bilge Adam Kariyer Paketine kaydımı yaptırdım. 27 aylık bir süreç boyunca Bilge Adam dahilindeki istediğim eğitimi alabileceğim. Şu anki planımda sırasıyla İngilizce, Yazılım ve Veritabanı Uzmanlığı, Web ve Grafik Tasarımı var öncelikle. İşin aslı bayramdan sonraki ilk pazartesi, yani 22 Kasım&#8217;da ilk dersim olan İngilizce ile başlayacağım, ondan birkaç gün sonra 30 Kasım&#8217;da paralel olarak alacağım Yazılım ve Veritabanı Uzmanlığı kursuna başlayacağım, İngilizce kursum bitince de onun saatleri dahiline Web ve Grafiği alacağım. Bu plan dahilinde beni sevindiren bir şey de, Yazılım ve Veritabanı Uzmanlığı kursumun uygulama projesi olarak teslim etmeyi planladığım sistemin<strong> Osmantan Erkır</strong> ile giriştiğimiz bir proje olması. Kapılar açmasını umuyorum.</p>
<p>Onun haricinde çalışmaya devam ediyorum, yine sabah 7 sularında kalkıp dükkana gidiyorum, akşam 8 civarı oradan çıkıyorum. İşten sonra eğleniyorum falan. Ne bileyim görüştüğüm kişiler oluyor. Arkadaşlarımla buluşuyorum, abimle görüşüyorum, Sarp Palaur ya da Sidar Yıldırım&#8217;a ziyarete gidiyorum falan. Bu gibi durumlarda eve geldiğim en erken saat 11 oluyor, annem bu durumdan memnun olmuyor. Sonunda dayanamayıp bana bir anahtar yaptırdı ancak şansa bakın ki bana yaptırdığı anahtar, anahtar yuvasında boşa dönüyor ve kapıyı açmıyor.</p>
<p>Zaten kadın cebimden çıkan antik kuntik şeyler yüzünden sinirleniyor sık sık bana, neyi sorsa &#8220;Atma ya dursun&#8221; diyorum. Fırat gibi oldum iyice &#8220;bi&#8217; şey yapılır ki bunla&#8221; hesabı. Ama genel durumum biriktirme sanıyorum. Mesela son iki yılda falan alıp yüklediğim her kontör kart üzerinde tarihiyle beraber duruyor, gerçi artık internet şubesinden yüklüyorum, alın işte ne büyük bir değeri oldu şimdi onların. Ondan ziyade seneler öncesinden kalan market fişleri var, mesela onuncu sınıfı bitirdiğim senenin yaz tatilinde yazlıktaki arkadaşlarla mangal yapma amacıyla markete gidip alışveriş yapmışız onun fişi duruyor, aylar önce eski bir bayan arkadaşımla Kadıköyde pek sevdiğim bir çikolatacıya gitmişiz onun fişi duruyor, baktıkça o anla ilgili ilginç şeyler geliyor insanın aklına. Cüzdanımda da kurumuş bir çiçek var mesela, nedensizce taşıyorum onu, arada para çıkarmak için falan açınca gözüme çarpıyor, gülümsüyorum. Hatta bir çılgınlık yapıp ulaşabildiklerimi masanın üzerine yığıp bir resmini çektim, 3G+ özelliği olan yüksek teknoloji ürünü telefonumla fespuka yükleyip oradan alayım yazıya ekleyeyim de onun üzerinden de bir şeyler anlatayım madem =)</p>
<p><img class="alignnone" title="Ivır zıvır yığınımın bir parçası." src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs978.snc4/77121_1626936149281_1112868100_1708043_4751586_n.jpg" alt="" width="720" height="540" /></p>
<p>Cüzdanımın şeffaf gözünde gözüken Türk bayrağını bir seneden uzun bir süre önce Kadıköy&#8217;de Hilal ile gezerken almıştım. Onun yanında eski bir resmin pir parçası gözüküyor. O gözü biraz kurcaladım da neler var, 2 sene kadar önce gelen rahatsız edici aramalardan bıkıp özel numaramı değiştirdikten sonra aldığım ve hali hazırda kullandığım sim kartımın bilgilerinin bulunduğu kart var. Eski dersane arkadaşım Öznur&#8217;un kepli bir resmi var, aynı şekilde ortağım Ahmet&#8217;in yıllık için çektirdiği artistik bir resmi var. En ilginci 2007 ya da 2008de okulla gittiğimiz adalar gezisinde piknik alanına giriş için aldığımız bilet var mesela =) Sonra onun yanındaki iki küçük şeffaf gözdeki fenerbahçe armasının bulunduğu rozet ve yanındaki jeton, jeton yanlış hatırlamıyorsam 3 sene önceden, rozet de 2den fazladır, orada duruyorlar işte öyle. büyükçekme sahilinde dayımla hava hokeyi oynarken o zamanlar 1 yaşında falan olan kuzenim uyuklamaya başlayınca berabere giden maçı sonraki sefer sonlandırmak için son jetonu cüzdanıma koymuştum, hala orada. Onun haricinde reçeteler görülüyor, geçen sene rapor almak için hastanelere falan gittiğimde verilen ve asla ilaçları alınmayan reçeteler. YGS, LYS ve KPSS için yaptığım ödemelerin makbuzları, E-Devlet başvurumdan sonra verilen belgeler, bayramdaki uçuş için biletim, bankamatiklerden aldığım mini dekontlar, bir gümüş yüzük, alışveriş fişleri, kimliğim, o bahsettiğim kuru çiçek, flash belleklerim, STR&#8217;ye kestiğimiz faturanın bir nüshası v.s.</p>
<p>Ve dediğim gibi bunlar bu yığının çok çok çok ufak bir parçası =) Böyle şeyleri saklamayı, bakıp o anlara dönmeyi seviyorum. Geçmişinizde gelip geçen olaylar, kişiler olabilir, bunları sonradan zaman kaybı falan gibi görebilirsiniz ama değiller, her şeyin bir yeri oluyor işte, bunlar hatırladıkça sizi sinirlendirse de, üzse de unutmaktan iyidir, ki genelde mutlu eder, küçük bir tebessüm oluşturur dudaklarınızda, ne gerek var yok etmeye? =)</p>
<p>Nereden nereye getirdim olayı yine ya. Neyse birkaç bir şey daha şaapıp bitireyim madem. Mesela çocukluğumdan beri ilk defa bu kadar heyecanla beklediğim bir bayram var önümüzde. <em style="font-weight: bold;">Kurban Bayramı! </em>Bana kalsa kurban olayı dinin kendisinden bile saçma ama toplumcu kişiliğim ağır bastığı için insanların bir vesileyle mutlu olması ve bundan zarar görenler genel olarak insan olmadığı yine de sevindirici olabiliyor. Ondan ziyade, iki senedir tatile çıkmayan bir kişi olarak, uzun zamandır gitmek istediğim yer olan <strong>Antalya</strong>&#8216;ya gidiyorum bayramda! Bilenler biliyor oraya neden tutkun olduğumu! =) Süprizi kaçmasın, bilmeyenler de ben oradaykenki durum güncelleştirmelerimi ve mobil yüklemelerimi takip etsin, sonrasında da detaylı bir yazı yazarım sanıyorum.</p>
<p>Bu arada, bu Nitro Şehrine gelsin olayı da sürüyor, mini sistemimiz de hazır gibi yakında yayına koyarız, zaten Antalya gezisi de bir nevi Nitro Şehrine Gelsin kapsamında olacak. Ben ilk gün gideceğim, Ahmet 3. günü gelecek, son günün akşamı beraber döneceğiz. Ohoo daha neler neler =)</p>
<p>Geçenlerde Sarp Palaur&#8217;un doğum günüydü malum (09.11.10) ona da değineyim kısaca, geceden bir sistem kurduk hayranların kutlamaları için, gelen mesajlar beni de çok sevindirdi doğrusu. O günün akşamında aile içi diyebileceğimiz ufak bir kutlama yaptık; Sarp Palaur, kız arkadaşı, Sidar Yıldırım, Samet Gönüllü, Cuma Sarısaç, sonradan eklenen Uygar abi, Ahmet ve ben olarak. Gerçekten keyifliydi. Çok kısa değineceğim ve beni gerçekten çok mutlu eden, duygulandıran bir konu ise, o günden birkaç gün sonra ameliyattaki bir hastamız için kan ararken Sidar Yıldırım&#8217;ı aramam ve sorgusuz sualsiz hastane adını isteyip yarım saat içinde Sarp Palaur ve yine kız arkadaşıyla beraber hastanede olmalarıydı. Siz gerçekten mükemmel insanlarsınız, teşekkür ederim =)</p>
<p>Neyse, yine çok uzattım, oradan oraya atladım. Güncel tutmaya çalışacağım, hepinizden rica ediyorum, lütfen kendinize çok çok iyi bakın =)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ugurarici.com/blog/ne-var-ne-yok.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>N&#8217;oluyoruz?</title>
		<link>http://ugurarici.com/blog/noluyoruz.html</link>
		<comments>http://ugurarici.com/blog/noluyoruz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Mar 2010 04:56:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur Arıcı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayatımdan]]></category>
		<category><![CDATA[Siz de Bilin]]></category>
		<category><![CDATA[Çevremden]]></category>
		<category><![CDATA[ah ah ne etiket yazsam fayda etmez]]></category>
		<category><![CDATA[arıcı]]></category>
		<category><![CDATA[asılsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[beklentiler]]></category>
		<category><![CDATA[bilge adam]]></category>
		<category><![CDATA[free hand]]></category>
		<category><![CDATA[freehand]]></category>
		<category><![CDATA[freehand mx]]></category>
		<category><![CDATA[freehandmx]]></category>
		<category><![CDATA[gonullu]]></category>
		<category><![CDATA[kafa karışıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[kararsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[macromedia freehand]]></category>
		<category><![CDATA[nitro portal]]></category>
		<category><![CDATA[Nitro Web Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[ölüyorum galiba oğlum ya]]></category>
		<category><![CDATA[php]]></category>
		<category><![CDATA[portal]]></category>
		<category><![CDATA[samet gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[sametgonullu.com]]></category>
		<category><![CDATA[sidar yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[sokrat]]></category>
		<category><![CDATA[sokrat st]]></category>
		<category><![CDATA[sokratst]]></category>
		<category><![CDATA[st]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>
		<category><![CDATA[uğur]]></category>
		<category><![CDATA[uğur arıcı]]></category>
		<category><![CDATA[uğurarıcı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pumaxepidemic.com/?p=170</guid>
		<description><![CDATA[Bana bir haller geldi sanki ya. Ygs için son düzlüğe girdik malum, yeterince yoğun değilmişim gibi kendime sürekli yapacak bir şeyler buluyorum. Bu arada insanların benim yaptıklarıma ilişkin yorumları, yardımlarım için teşekkürleri, kafalarında kurdukları saçmalıkları eksik olmuyor tabi. Mesela &#8220;FreeHand MX ile Vektörel Tasarım&#8221; diye yaklaşık 400 sayfalık bir döküman geçti elime, oturdum freehand öğrenmeye]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bana bir haller geldi sanki ya.</p>
<p>Ygs için son düzlüğe girdik malum, yeterince yoğun değilmişim gibi kendime sürekli yapacak bir şeyler buluyorum. Bu arada insanların benim yaptıklarıma ilişkin yorumları, yardımlarım için teşekkürleri, kafalarında kurdukları saçmalıkları eksik olmuyor tabi.</p>
<p>Mesela &#8220;FreeHand MX ile Vektörel Tasarım&#8221; diye yaklaşık 400 sayfalık bir döküman geçti elime, oturdum freehand öğrenmeye çalışıyorum. Bunu sosyal ağlarımda duyurdum (twitter, facebook, myspace, friendfeed), &#8220;FreeHand MX ile Vektörel Tasarım. Teşekkürler Bilge Adam.&#8221; şeklinde. Ve farkettim ki Bilge Adam resmi twitterı üzerinden bana bir teşekkür sunulmuş. Tabii ki çok sevindim. İsteyenler http://twitter.com/bilgeadam adresinden kontrol edebilir.</p>
<p>Onun haricinde (ister inanın ister inanmayın) ygs için çalışıyorum baya baya. Yani benim için iyi bir gelişme oldu birden. Test çözüyorum falan, konuları tekrar ediyorum. Ama ne derecedir bilemedim.</p>
<p>Ya açıkcası, kafam o kadar karışık ki bu aralar. Her şey içiçe resmen. Çözümleyemiyorum olayları, sizin tabirinizle süzgeçten geçiremiyorum falan. Uzun süredir yazı yazmayışım da ondandır heralde. Yoksa aklıma milyonlarca konu geliyor gün içinde. Şöyle yazarım, bunu da eklerim falan diye. Mesela geçenlerde saman tivide iki alyans diye bir program gördüm, bu saçmalığı açıklamak istedim, ama güncelliği kaçınca benim de hevesim kaçtı tabi. Böyle içiçe giriyorlar, ne yapacağımı unutuyorum, aklımdaki şeyi çat diye yapamıyorum. Ay bana bir şeyler oluyor. Aklımın köşesinde hep bir şey var sanki. Gülümser gibi.</p>
<p>Kendimle kovalamaca oynuyorum dedim mi hiç size? Hani bir ara mail yağmuruna tuttunuz beni, zaten msn kullanmaktan sıkılmış olarak maile geçeyim dedim, onda da yıldırdınız. Gerçi şu aralar duruldu, teşekkürler. Ama şu kendimle kovalamaca dediğimde hep o gelir aklıma, nedenini sorma ben de bilmiyorum. Bu aralar kendi duyduğum, hissettiğim şeylerin bile nedenini bilmiyorum. Öyle boş bir his ki. Tavsiye etmem, kontrol yok gibi. Bir şey yapmak isteyip, başarabilmek için kovalayıp hep elinden kaçırmak gibi. Bazen de oralarda olduğunu sanarak koşuşturmak ama hiçbir yerde bulamamak gibi. Ne kadar zor kelimelere dökmek. Ben bile bu hale geldim bu durum karşısında düşünün işte.</p>
<p>Bu arada, şu Nitro&#8217;nun yeni portalını da bir türlü yayınlayamadık, boşta oldukça açıyorum bir şeyler yapıyorum, çok çok az bir şeyler falan kaldı ama işte, aklımı toparlayamıyorum. Bir karışıklığı çözdüm, bu da tamam derken çat diye iki tane çıkıyor karşıma. Mesela Samet Gönüllü&#8217;nün ricasıyla sokratst.com iletişim bölümünden bir mail atarak bana ulaşmalarını, site işini konuşacağımızı söyledim. İgili şahıs eklemiş beni, pencereyi açmamla satırlarca yazıyı görmeme sebep olan klavye tuşlamaları yapmış. Kendi kendine paranoyakça dövümüş gibi. Adama henüz sadece &#8220;merhaba&#8221; demiştim ki, adam konuyu direk &#8220;sen kimsin ki?&#8221; ye getirdi. Malumunuz açıklama gereği duymadığım şeylerdendir bu, her ne kadar bağıra çağıra reklam yapmasam da insanlar biliyor ekibimizin kimlelerle çalıştığını, referanslarımızı nelerin oluşturduğunu. Her şeyden önce Sidar Yıldırım gibi bir abim var. Her neyse, saygıdeğer (!) yetkili, kendi kendini yedi, resmi sitenin kendine ait olduğunu savundu, bol bol küfür etti ve beni engelledi sildi falan. Tabii ki öyle bir şey yok, Samet Gönüllü (sokrat st)&#8217;nün resmi sitesi de bize ait olacak. Bunun görüşmelerini çok önce yaptık biz. Domaini de duyururuz yakında, sokratst.com onlarda kalsın. Zaten panayıra çevirmişler siteyi, sağdan soldan ayıcıklar, tavşanlar çıkıyor, &#8220;üye olmazsan içerik görüntüleyemezsin kardeşş&#8221; hesabı. Sevmedim, nefret ettim. Alın hazır sisteminizi, kullanın o zaman dedim.</p>
<p>Ay ne çok konuştum, her şey birbirine geçmiş durumda kafamın içinde. onun için bu yazıyı okuyun geçin öylece. Ders çıkarın kendinize, hedeflere giden yollar bazen engebeli olabiliyor, bazen imkansız. Yine de gülümsemek güzel, gülümseyebilenleri görebilmek güzel. Ya da sadece sizin gözlerinizde ışıldayan gülümsemeler, en azından öyle sandıklarınız. Bir harfin dokunuşunun <em>yarattığı.</em></p>
<p>Hiçbir şey için geç değil =)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ugurarici.com/blog/noluyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

