Lüzumsuzlukların adamı :)
Heey! Sen pumax mısın?
Aa, evet evet o benim!
Birkaç saat önce sanıyorum, bu soruyla karşılaştım ve (sanıyorum biraz uzun süreli) bir şaşkınlıktan sonra cevap verebildim: Evet.
Avcılar Barış Manço Kültür Merkezi’nin kapısındaydım, boşboş geziyordum öylece. İçeriye girdim, sinema seanslarına baktım, ilginç güvenlik görevlilerine baktım. (“Ötmemek için her şeyi çıkarın, emanet falan varsa onu çıkarın.” gibi şeyler diyorlar ziyaretçilere). Sonra kitaplara bakmak için ilerledim, ilerledim, ilerledim… Daha önce gelenler varsa bilir, kitapların bulunduğu bölümü ayıran banklar var, orda bir çift oturuyordu elele, hemen arkalarında kitapları inceleyerek onlara sürekli laf yetiştiren bir kız daha vardı. Amaçsızca dolaşmaya devam ettim, yakınlarından geçerken çocuğun ters ters baktığını sezdim (al işte paranoyaklaşıyorum) ve rahatsız oldum. Dolaşmaya devam ettim, ilgimi çeken hiçbir şey olmadı. Ben gayet bendim, hiç pumax gibi değildim o an. Boş boş etrafa bakınıp her şeyden vazgeçiyordum işte. Tam kitap bölümünden çıkmak üzereyken -kitapları inceleyerek laf yetiştiren- kız tam önümde bitiverdi birden. Sadece bir saniyelik bir süreç falan öylece baktı ve benle konuşmuyormuş gibi bir havayla “Sen pumax mıydın?” dedi. Bir yandan da gülmemek için kendini zor tutar gibiydi, aslında hiç duymamış gibi yapıp yürümeyi falan düşündüm o an. Arkasından bankta oturan kız ve sevgilisinin de bana dönük olduğunu farkettim.
Durdum, şapkamı çıkarıp “evet” dedim sadece. “Uğur yani, hani şu sarpla pit10un sitesini falan siz yapmıştınız sen ordakilersin di mi?” gibi bir şeyler geldi cevap olarak. Aslında o cümle içinde her sitemizden bir parça bir şey söylendi, ama hayatın film şeridi gibi geçmesinden daha hızlı geçti gitti işte. Yine “evet” dedim sadece. Arkadaki çift de kalkıp yaklaştı, hepsiyle el sıkıştım. Çift Burak ve Ece’den oluşuyor, diğer kızın adı ise Begüm. Blogumu takip ediyorlarmış. Sitelerimizi çok seviyorlarmış, SarpPalaur.Com forum bölümünü açmamızı istiyorlarmış… (Ne kadar uyanığım, buradan yazarak ekip arkadaşlarıma da bildirmiş oldum resmen)
Kısa bir görüşme oldu, ama bana ilk soru sorulduğu anda ben oraya çivilendim (tabii ki belli etmemiş gibi falan yaptım). İlk defa hayatım boyunca hiç görüşmediğim birileri beni tanıyarak seslendiler falan diyebilirim. Merak edenlere söyleyeyim; ilk öpücük gibi bir şey. Hem eğlenceli, hem de ürpertici. Hem sıcacık hem de buz gibi.
Bu yazıyı okuyacaklar tahmin ediyorum.
Onun için; Teşekkürler Ece & Burak & Begüm
Takipte kalın =)
| Print article | This entry was posted by Uğur Arıcı on 03 Şubat 2010 at 00:43, and is filed under Bugün, Hayatımdan. Follow any responses to this post through RSS 2.0. Yorum veya kendi sitenizden geribildirim yapabilirsiniz. |
Henüz geribildirim yok
Benim Sevdiğim Gibi
yaklaşık 9 ay önce - 1 yorum
Merhaba kadın; Günaydın sana, ya da iyi geceler. Artık bunu ne zaman okuyorsan. Ben yine geceleri yazıyorum, sabahları fırsatım olmadığından değil, artık içime ne zaman doğarsa sözcükler o zaman döküyorum buraya, etkileyemiyor kimse, nasılsa öyle çıkıyor; benim sevdiğim gibi. Bazı geceler beraber gittiğimiz kulübe gidiyorum hala, bizden başka değişen pek bir şey yok, bilirsin sapa
Kocaman Çocuk, Küçücük Adam
yaklaşık 10 ay önce - Yorum yok
Her sene bir gün… Sevilmeyi, özlenmeyi, hatırlanmayı normalde olduğundan çok daha fazla istediğimiz gün. Telefonlarımızın daha fazla mesai yaptığı, her gelen sese umutla baktığımız, her biri beklediğimiz şey için gerçekleşse de, hep beklediğimiz gelene kadar aşırı yüksek bir umut ve heyecanla bakınmamız gereken gün… Bugün doğum günüm. 13.04.1992 – 13.04.2011 Zaman çok çabuk geçiyor. Kimi
Kimse var mı?
yaklaşık 1 yıl önce - 2 yorum
Merhaba; Artık hitap edebileceğim herhangi bir ziyaretçim kaldı mı bilmiyorum Zira aylardır tek bir harf yazmadım buraya. Patates olmuş site gerçi giren çıkan belli değil Her ne halse, yine de sağdan soldan link aldığıma göre şans eseri bir yerden ulaşmış ve bunu okuyor olabilirsiniz. Neden yazmıyorum? Bilmiyorum. Bu taşınma olayından sonra ev nedir neye yarar
Ne var ne yok?
yaklaşık 1 yıl önce - 1 yorum
Merhabalar; Yine çok olmuş yazmayalı, bir zamanlar ne kadar da hevesliydim her şeyi anında duyurmaktan. Gerçi hevesimi yitirmiş değilim ancak inanın zamanım olmuyor. İsteklerime ulaşabilmek için bazı şeylerden fedakarlık yapmam gerekeceğini ve bunları yapacağımı v.s. söylemiştim sanıyorum. İşin ilginç tarafı beklediğimden daha iyi bir halde ilerliyor. Mesela artık bir Bilge Adam olarak yazıyorum sizlere =)
Kamuoyuna Duyuru 2
yaklaşık 1 yıl önce - Yorum yok
Artık o kadar aralıklı yazıyorum ki detaya inmeden temel başlıkları topladığım başlıkları Kamuoyuna Duyuru serisi olarak yayınlıyorum işte. Bunun sebebi özellikle şu son dönemlerde hayatımda değişiklik yapmadığımdan olsa gerek. Sabah 7de kalkıp kahvaltımı yapıp, kıyafetlerimi giyip çıkıyorum evden, 8.00 – 8.30 arasında metroya biniyorum, Merter’de metrobüse geçiyorum. Metrobüsün avcılar son durağından da 142, 142A veya
Nitro Şehrine Gelsin!
yaklaşık 1 yıl önce - 3 yorum
Merhabalar arkadaşlar, Bugünkü yazım bireysel olmayacak. Ancak şöyle başlayabilirim, son dönemlerimdeki yoğunluğum açısından kendime web işleri açısından bir tatil ilan ettim. Bu molada araştırmaya ve kurgulamaya devam edeceğimi, ancak bir ürün sunmayacağımı belirtmiştim. Şimdi, bu dönemde eğlenebilmek açısından Nitro İstanbul olarak ben ve ortağım Ahmet Faruk Kara İstanbul dışına kısa geziler düzenlemeyi planlıyoruz. Çantalarımıza birkaç
Çünkü ben Uğur Arıcıyım!
yaklaşık 1 yıl önce - Yorum yok
Biliyor musun Uğur dedim kendi kendime. Biz aslında sadece, sadece sen ve bendik. Ben ve Uğur, yani sen ve ben işte. Her şeyimi sana danıştım, çünkü baya baya takılıp üzerine düşündüğüm noktalarda en mantıklı cevaplar seninkilerdi, ki bir çok kere de ancak sana güvenebileceğimi görmüştüm. Bu, beni şanslı kılmandan çok, hiç değilse ölüme götürmemendendi sanıyorum.
Unutmadım!
yaklaşık 1 yıl önce - 2 yorum
Heyt be, ne kadar çok oldu yazmayalı. Ama gerçekten unutmadım hiçbir şeyi, zamanım olmadı, zamanım varken de isteğim olmadı yazamadım falan işte. Takip edenlere çok özürler, aktif olarak yazdığım günlerde günlük ziyaretçim 200e yaklaşıyordu, en az 50-70 arası oluyordu, şimdi standart ziyaretçi miktarı günlük 40-50 civarı. Yılmadan göz atanlara teşekkürler. Öncelikle 19 Mayıs Atatürk’ü Anma,
Deli miyim?
yaklaşık 1 yıl önce - Yorum yok
Söyle söyle çekinme. Alışkınım ben hepsine. Gerek yok dinlemene de. Konuş konuş, kim dinliyor ki, kimene. Özlemişim yazmayı ya. Ne kadar yoğunsam sanki, ama zaman ayırmam gereken şeyler var tabi, gerisi de benim üşengeçliğim çaktırmayın. Uzun süredir yazamıyorum falan, bana ulaşabildiğiniz her yerden bir şeyler karala diyorsunuz, beceremiyorum zaman olmuyor falan diye geçiştiriyorum. Hadi üşengeçliği
Bana Sorma
yaklaşık 1 yıl önce - Yorum yok
Niye? Neden? Nasıl? Beklenti kokan kelimeler, öyle bir dökülür ki ağzımızdan. Bir çırpıda, tüm harfleri birbirine katarak. Aynı anda kalp atışlarımız hızlanır, merak ederiz, saniyler belki de saliseler içinde kendimizce cevaplar üretiriz. Yüzlerce, binlerce saçma ve alakasız cevap yankılanır kafamızda. En korkuncu, en alakasızı olsa da en korkuncu saplanır kalbimize, cevap olarak o şeyin geleceğinden
yaklaşık 2 yıl önce
Vay be. Açıkcası kıskandım.
yaklaşık 1 yıl önce
Ben bu yorumu nereye yapacağımı bulamadım ama
her yorum sana hitap edeceği için sanırım fark etmez her neyse blog’unu yeni takip etmeye başladım yazıların gerçekten güzel başarılarının devamını dilerim.